9 Ağustos 2022 Salı

Pancake halleri ..

 Merhabalar,

Günümüz hayat şartları ile bloğuma uğrayıp, yazma sürelerim gittikçe uzuyor.. 

Günümüz hayat şartları ne demek? Yani;

Bitmeyen Covid ile yaşam, büyüyen iki çocuk, iş hayatı, sürekli artan enflasyon, İstanbul' un kalabalıklığı, Türkiye' ye günden güne yabancılaşıyor olmamız ...vs. ve tüm bunların da etki ettiği sürekli yorgun hissetme hallerimiz.

Bunların pancake ile ilgisi yok tabi :)

Bizim evde en sık pişirilenler arasında pancake var. Bu sabah ilk kez kakaolu hali ile denedim, çocuklar sevdi.

Burada da kalsın istediğim için yazmak istedim.

Klasik pancake, kakaolu pancake, waffle pancake, kutlama pancake' i aslında siz ne şekilde isterseniz pancake her şeye uyumlu gibi :)


Çok sevgiler..

Tanem,


Malzemeler

2 Yumurta
1 su bardağı süt
3 yemek kaşığı şeker (esmer şeker çok daha iyi oluyor)
1 pk kabartma tozu
1 pk vanilya
Aldığı kadar un (yarı yarıya tam buğday unu)

*Kakaolu yapıyorsanız un' u daha az koyarak, kakaoyu ekleyebilirsiniz.

Hazırlanışı

Yumurta ve şekeri ilk önce çırparak, sırasıyla diğer malzemeleri ekleyin, boza kıvamında olana kadar karıştırın.
İyice ısıttığınız tavaya azar azar koyarak arkalı, önlü pişirin.

Yanına bol meyve :)

















5 Nisan 2021 Pazartesi

COVİD_19 ve iki çocuklu hayat..




2021' in Nisan ayında yine yeni ve yeniden yazmak için geldim :)

Son 1 yılımızı daha önce hiç adını duyup yaşamadığımız bir salgınla geçirdik, geçiriyoruz ; "COVİD-19" geçen sene başlayan pandemi günlerinin bu kadar uzun ve yorucu olacağını eminim ki hiç kimse tahmin etmiyordu. Ama iyi kötü herkes COVİD-19' la yaşamayı öğrendi. Şimdiler de hayatımızın ilk üç kelimesi "maske, mesafe, temizlik" 

Pandemi zaten zor bir süreçken, çocukla hatta iki çocukla pandemi oldukça zor.

Değişen eğitim öğretim hayatı, iş hayatlarının akışı, sosyal hayatın kısıtlanması hatta bazen tamamen durması  çocukları, anne babaları ve tüm insanları hiç alışık olmadığımız bu sürece istesek de istemesek de  alıştırıyor..

Emir ana sınıfının bahar dönemine geçtiğinde okullar kapatılmıştı. Ve bu yıl 2020-2021 Güz döneminde 1. sınıfa başladı. Okulun ilk günü heyecanı, merakı, dezenfektanı ve maskesi ile okulun kapısına bıraktığımı hiç bir zaman unutmayacağım. Sonrasında yine okullar kapatıldı ve 1. sınıf çocukları dahil tüm öğrenciler için "uzaktan eğitim" başlatıldı. Ben kendimi 1. sınıf' ın "çok zor" denilen kısmına alıştırmıştım aslında ama pandemi hiç hesapta yoktu..

Ve ikinci dönem de  hafta da 2 gün okul, 1 gün online ders, 2 gün boş ..

Çocuk için de, anne baba için de nasıl bir süreç olduğunu ifade etmek zor. Çocuk evden derse girmeye adapte olmak üzereyken, okullar açıldı yarı zamanlı, şimdi okula adapte olma süreci .. Geriye kalan 2 boş günde ödev, okuma, tekrar yapma saatleri falan bir şekilde geçiyor evet ama aslında geçen zamana baktığımızda bu yıl için çöp diyebilirim.

Ve ben bir anne olarak çocuğum için sürekli gelecek kaygısı yaşarken bunlara her gün yenisi ekleniyor. "Ne yapalım herkes bu şartlarda" deniliyor,  evet herkes bu şartlarda ve bence herkes bu endişeyi zaman zaman yaşıyordur diye düşünüyorum.

Pandeminin ilk zamanları artıları da olmadı değildi, ailecek hepimize iyi gelmişti de diyebilirim. Herkes evdeydi, çocuklar bol bol oyun oynuyor, anne-babayla etkinlikler yapıyordu, kış' tı, evde olmak keyifliydi. Tabi hiç birimiz bu kadar uzun süreceğini bilemiyorduk.

Şimdiler de iş, okul, kreş ve hafta sonu evde vakit geçirmece dışında hayatımız da hiç bir şey yok :)

İki çocukla birlikte evde yapabileceğimiz bir çok şey var ve zaten hiç bir şey olmasa bile basit bir oyun kurup çocuklara eşlik etmek onları gayet mutlu ediyor.

Ama :)

Tam zamanlı çalışan bir annenin taktir edersiniz ki sürekli oyun oynaması da hiç mümkün değil. Bu nedenle zaman zaman etkinlikler yapıyoruz, oyun oynuyoruz, iki kardeşin oyun kurmalarını sağlayabiliyorum, neyse ki sokak oyunları da her hafta sonu biz de mevcut. Ama gelin görün ki çocuklar her şey den çok çabuk sıkılıyor :) ya da bir süre sonra kardeş kavgası başlıyor :) Yaşadığımız süreç çocukların ekrana bakma sürelerini ne yazık ki arttırdı. Bir çok anne gibi benim de hiç memnun olduğum bir konu değil ama "benim çocuklarım hiç ekrana bakamaz" da diyemem, demem.

Ekrana baktıkları süre uzadığında ilgilerini başka yöne çekmeye çalışıyorum ve inanın işe yarıyor :) Çocukları mutlu etmek o kadar kolay ki. Bir market turu bile mutlu olmalarına yetiyor. Ya da mutfakta birlikte zaman geçirmek, onlara küçük sorumluluklar verdiğimde çok hoşlarına gidiyor. Sofra kurmaya yardım etmeleri, bulaşık makinasını boşaltmak ya da birlikte kek yapmak hepsi işe yarıyor.


Tüm bunlar olup biterken kendinize bir kahve yapıp küçük molaları da ihmal etmeyin :) "Anneyiz" evet ama anneler de bir birey ve anneler ne kadar iyiyse çocuklar o kadar mutlu, bunu biliyorum.


sevgiler,                                                                                                                                                                Tanem 




26 Ekim 2018 Cuma

2 Yaş Sendromu

Daha önceleri "2 yaş sendromu" hakkında yazmak istediğimi belirtmişim :)

İki çocuk annesi olarak ilk önce şunu diyebilirim ki.
Her çocuk farklıdır.
Her anne - baba farklıdır.
"2 Yaş Sendromu" dediğimiz aslında Dil, Motor ve Zihinsel gelişimin en hızlı olduğu dönemlerin birine karşılık geliyor. Böylelikle çocuk bu süreçte birçok değişimi aynı anda yaşıyor.
Bebeklikten - çocukluk dönemine geçiş aslında.

Bir çok çocukta rastlanan o belirtileri biz de yaşadık ve geçirdik tabi ki.



Yeme - içme düzeninde ki değişimleri, yerli - yersiz ağlama krizleri, inatlaşmalar, uykuya direnmeler .. vs. İlk çocuk her annenin acemiliğidir biraz.
İkinci çocukta tecrübe edindim ben de bir çok şeyi.

Ve anladım ki ben ne kadar sakinliğimi koruyabilirsem her kriz anını o kadar rahat atlatabiliyoruz. Tabi ki bu hep mümkün olamayabiliyor, öyle anlarda da ben 5 dakika tek kalıp sakinleşmeye çalışıyorum :) o esnada çocukta daha iyi olabiliyor genelde.
Şunu da söylemeliyim ki  sarılmanın etkisi büyük.
İki çocuğum da öfkelenip, ağladığında hep sarılmaya çalıştım. Hala da öyle.
Bunu yaparken onlarla hep konuştum.
Artık ikisi de 2 yaşını geçti, atlattık. Yenilerini yaşıyoruz :)
Ve birbirimize kızdığımızda onlar da gelip sarılmayı öğrendiler :)  

Her şey geçiyor.
Loğusalık gibi , uykusuzluk gibi, sıcak bir kahve içemediğimiz anlar gibi, iki yaş sendromu gibi.. Bir çocuk yetiştirirken yaşanan her zorluk gerçekten geçiyor, buna inanın.
O andan itibaren daha mutlu bir anne oluyorsunuz.

Tabi ki de burada yazdığım her şey sadece "benim yaşadıklarım" , "benim hissettiklerim" , "benim tecrübelerim" .

En başta da yazdığım gibi ;

Her çocuk farklıdır.
Her anne - baba farklıdır.

Sevgiler,
Tanem 

Instagram : tanemakpinar


Oreolu Brownie ve Merhaba !

Merhaba,

Aradan yine çok uzun zaman geçmiş falan demeyip, şimdilerden bahsederek yazmak istiyorum bugün :)


Dün bir arkadaşımla ettiğimiz sohbet sonrası "yeniden yazmalısın" dedi, ben de "evet yazmak istiyorum, ama hiç zaman olmuyor" diyiverdim.

Çok istersek her şeye zaman oluyor aslında, bunu da öğrendim ben. Gerçekten kafaya koyduğumuz, gerçekten çok istediğimiz herşey oluyor bir şekilde. 
O yüzden bugün açıp yine yazmaya başladım.
Aradan geçen zamanda en çok çocuklar büyüdü :) Emir 4,5 yaşında, Eymen de 2,5 yaşında .. Yorgunluklarım bitmedi ama uykusuzluk biraz azaldı çok şükür.
Hayat daha hızlı sanki, çocuklar büyüdükçe çok kuduruklaştı, çok bal+kaymak oldu.
En güzeli de ne biliyor musunuz, ikisi birlikte oyun kurup oynamayı öğrendi. Bu benim beklediğim ve hayalini kurduğum bişeydi.
İki çocuklu hayat hep çok hızlı, hep çok koşturmalı ama hep şükür dolu!

Bugün cuma..

Hem de pazartesinin de tatil olduğunu bildiğimiz cuma.
Çalışan anneler anlar, bunun ne kıymetli bişey olduğunu :)
Yani bugün çok güzel bigün, o yüzden bu postun altına bir de deneyip, bayıldığım bir tarif link'i ekleyeyim dedim. 
Damy's Kitchen' in muhteşem "Oreolu Brownie' si" , Fotoğraflar benim, tarif için link' e tıklamanız yeterli.

İyi Hafta sonları.

Sevgiler,

Tanem.

Instagram : tanemakpinar



     http://www.damyskitchen.com/2016/03/oreolu-brownie.html 


18 Ağustos 2017 Cuma

Emir 3 Yaşında ..

Merhaba ..

Paylaşacak çok konu var ..Yazmak istediğim şeyler de çok.. Eymen'in doğum gününden sonra Emir'in doğum gününü paylaşmak istedim hemen :)

Benim Canımın içi ilk göz ağrım nasıl hızlı büyüdü.. 3 yaş ile gerçekten bebeklikten çocukluğa geçtiğimiz çok açık..Her şeyi ile Emir büyüdüğünü bize gösteriyor.
Öncelikle artık kendi seçimleri var (kıyafet, yemek, gezmek, alışveriş ..vs.)
Ettiğimiz sohbetler artık çok anlamlı, çok hoş :) daha çok dinliyor, daha çok konuşuyor, daha çok soruyor ve daha daha .. 
2 yaştan sonra 3 yaş çok iyi geldi hepimize :) 
"terribletwo" konusunu da bir ara buraya yazmak isterim.

Daha önce de bahsettiğim gibi Emir için bir okulda, bir de evde küçük doğum günleri yaptık. ikisi de onu çok heyecanlandırmıştı.
Anne olarak en büyük dileğim hayat boyu sağlıklı ve mutlu olmaları.. 

Ben de anneliğimin üçüncü yılında kendimi daha güçlü, daha mutlu hissediyorum.Tabi ki çok fazla yorgunum ama yorgunluklar gelip geçici ..

Herkese Sevgiler..

Tanem 











Eymen 1 Yaşında ..

Merhaba,

Geçtiğimiz Nisan ayın da Eymen 1 yaşına girdi.. 
Mayıs ayında da Emir 3 yaşına girdi :) (ayrıca paylaşacağım)
Doğum günleri çok yakın olunca taktir edersiniz ki anne olarak hazırlıklar beni birazcık yordu :)
Ama iyi ki yaptım, doğum günleri benim için önemlidir.Kendi doğum günümü de önemserim illa o gün için bir program yapalım isterim :)

Çocukların doğum gününü ufak tefek hazırlıklarla en yakınlarımızla kutladık..
Emir'in 1 yaş doğum günü annemin evinde olmuştu. 
Eymen'in de 1 yaş doğum gününü annemde yaptım yine.
2 Hafta sonra da Emir'in doğum gününü yaptık bir gün okulda, ertesi gün  evde arkadaşlarımızla hem kahvaltı yaptık, hem bir pasta kestik.

En büyük amacım onların o an ki mutluluğu.. 
Ve tabi ki ikisi içinde hazırladığım fotoğraf albümleri en büyük anı onlar için.

Demem o ki .. Çocuklarınıza doğum günü yapın.
Küçük veya büyük kutlamalar olsun fark etmez ama olsun.
Zaten çocukları mutlu etmek hiç zor değil :) ufacık bir pastaya mum koyunca bile çok mutlu oluyorlar.
Bunu 1 yaşta da, 3 yaş ta çok net yaşadık :)

Emir büyüdükçe istekleri, beklentileri daha fazla,daha net olmaya başladı.. Bu da anne baba olarak onu anlayabildiğimiz için bizleri çok mutlu ediyor. Tabi ki zorladığı anlarda olmuyor değil, "hayır" demek bazen çok zor ve izah edilmesi güç olabiliyor. Ama inatlaşmamak ve üstüne gitmemek en iyi yöntemler arasında :)

Sevgiler..

Tanem










21 Haziran 2017 Çarşamba

Çalışan Anne ...

Çalışan Kadın ve Çalışan Anne ..

Doğum yapana kadar "çalışan kadın" dım.
2014 Yılından beri "çalışan anneyim" ...
İkisi de çok farklı, ikisi de zor. 
Ev hanımı olmanın zorluğunu da geçirdiğim iki doğum izninde iyice anladım :) Fakat benim için en zor olan iki çocuktan sonra çalışan anne olmaktı.

Emir 8 aylıkken işe başlamıştım.. Ve hiç alışamam, ondan ayrılamam gibi hissediyordum.
Çook çok zor oldu ama 1 hafta sonra işe alışmaya başladım, ben yokken ağladığını bile düşünmek benim ağlamam için bir sebepti :)
Emir büyüdükçe ben sabahları evden parmak ucuma basıp resmen kaçarak çıkıyordum.. Çünkü uyanırsa arkamdan ağlıyordu.
Bende onun arkasından :)
Sonra ikinci bebek doğdu .. Anne yine evde :)
Doğum iznimden önce Emire hep anlattım neden evde kalacağımı ve sonrasını..
Gayet güzel anlıyor ve çok mutlu oluyordu.

"Hayatımın en güzel iki dönemi, doğum izinleriydi" 

Hiç aksini düşünmedim.. Evet çok zor günlerimiz de oldu ama her zorluğa rağmen çok çok güzeldi.Çocuklarımın annesi olarak evdeydim.
Her sabah gözlerini açtıkların da ilk beni gördüler.
Emir birlikte kahvaltı yapmaya bayılıyordu .. "Sen hep evde kal" derdi.

Eymen 6 aylık olduğunda yeniden işe başladım..
Bu kez daha da zordu. İki çocuğu arkanda bırakıp işe gelmek, ikisini de ayrı ayrı düşünmek, ikisi için de her şeyi eksiksiz yapmaya çalışmak..

İşe başladıktan bir süre sonra bir çok şey düzene girdi.
Ben her sabah erkenden işe geliyorum, Emir ve Eymen'e Babaanneleri bakıyor, Emir saat 12:00 de evimizin sokağında ki kreşe gidiyor 17:30'a kadar.
18:30'a da da ben eve gelmiş oluyorum.

İş yerindeyken zorluğu ayrı, eve geldikten sonra zorluğu apayrı..
Çünkü ; 
Bütün gün iş güç derken bir aklım da hep onlarda oluyor ve çok özlüyorum.
Akşam olup eve gittiğimde biri bir bacağıma, diğeri öteki bacağıma sarılıyor.
Eymen (14 aylık) sürekli kucak istiyor, onu görünce Emir de (3 yaşında) beni kucağına al diyor.
Bazen ikisini de alıyorum :)
Genel de eve gidip yemek yapmam gerekiyor, 10 dakikalık yemek 1 saatte anca oluyor.
Eymen uyuduğundan hamur oynuyoruz veya suluboya yapıyoruz.
Eymen yanımızdayken de onun da katılabileceği aktiviteler yapmaya çalışıyoruz.
Bazen de en sevdiği oyuncakları önlerine koyuyorum 10 dk kadar oynuyorlar sonra yine yanıma :) Emir mutfakta bana yardım etmeyi çok seviyor, aslında sorumluluk almayı. 
Örneğin makarna yaparken karıştırmayı, salata yaparken malzemeleri dolaptan çıkarmayı, sofra hazırlamayı ...vs. 
Böyle zamanlarda da Eymen en sevdiği mutfak çekmecelerini karıştırıyor :)

Hafta içi akşamlarımız hep aynı ;
Yemek hazırlama, Sofra hazırlama-toparlama, çocuklarla oyun, çocukları giydir, yıka, alt temizleme, uyku öncesi süt+kitap okuma ve gece uykusu.. derken biz de çook yorulmuş oluyoruz zaten.

Hafta sonları ise ;
Sadece iki günlük tatilimiz olduğu için nereye gitsek, ne yapsak, ne alsak şaşırıyoruz çoğu zaman..
Ama çok fazla evde durmadığımız da doğru.
En çok gittiğimiz yer anneanne :) orada olunca çocukların  kuzenleri de oluyor ve güzel vakit geçiriyorlar.
Parklar ve piknik alanları da sık gittiğimiz yerler arasından tabii ki :)
Zaman zaman avm'lere de gittiğimiz oluyor. ( kısa süreli olarak :)

Bunların dışında bir de çalışan annenin geceleri geç saatlere kadar uyumayarak yapması gereken, temizlik, ütü ve çamaşır var tabi ...
Sonrası yorgunluk.
Ama;

Bütün uykusuzluk ve yorgunluklara rağmen hep ne diyoruz ŞÜKÜR!
Evlat sahibi olabildiğimiz için, Anne olabildiğimiz için, Sağlıklı oldukları için...


Sevgiler,
Tanem








11 Mayıs 2017 Perşembe

Kreş Günleri ..

2016 Yılının Eylül sonu, Ekim başı gibi Emir Kreşe Başladı..
Ben de kasım ayında işe geri dönecektim, 1 ay alışma döneminde birlikte olmak istiyordum.
Tabi ki kreşin ilk günü çok şaşkındı, bütün gün yanındaydım.
Sonra ki 3.ve 4.gün yavaş yavaş uzaklaştım.
Ama Emir hep ağladı.Okul da asla uyumadı ve ben de okulda uyumamasını istediğimi belirttim.
Anlaşmazlık oldu kreş saatlerinde, öğle uykusu uyumadığı için, saatleri değişti.. bu da bize uymuyordu.
Aslında tek sebepte bu değildi, çok fazla kalabalık olması da beni sonradan rahatsız etmişti.
Emir 2,5 yaşındaydı ve kreşin en küçüğüydü.




Toplam da 4 gün süren ilk kreş deneyimimizi bu okulda devam ettirmemeye karar verdik.
Daha önceden de baktığımız başka bir okula gönderecektik Emir'i, daha küçük, hemen hemen bütün çocukların Emir'in yaşıtı olduğu yeni kreşe kaydımızı yaptırdık.




Yaklaşık 1 ay boyunca ben okula bırakırken ağladı.. Ben gidince sustu,oynadı, hatta öğlenleri uyudu,eve de mutlu geliyordu.
1 ay sonra "artık ağlamayacağım" dedi.  :)
Çok mutlu olmuştum. Alıştı..düzene girdi..memnunuz okulumuzdan dedik.
2,5 ay sonra Emir'in öğretmeni "Emir'i okuldan alın" diye başlayan konuşmasını yaptı bizimle..
Okul kapanacaktı,öğrenci sayısı,öğretmen değişikliği..vs. sebepler.
Resmen yıkılmıştık.
Ben işe başlamıştım, nasıl yeni bir okula karar verip, Emir'in tekrar alışmasını sağlayacaktık.

Emir'e anlattık, yarısını anladı, yarısını anlamadı diye düşünüyorum :)
1 hafta evde kaldı.
Sonrasında araya kar tatilleri falan da girdi 15 gün okula gitmemiş oldu.



Biz yeni okula karar vermiştik, evimizin olduğu sokakta, bıraksak kendi gidebileceği kadar yakın olan kreşe kaydımızı yaptırdık.
Okul müdürü Behiye Hanım tüm endişemi,korkularımı ve telaşımı anlamış, beni çok rahatlatmıştı.
"Emir'in alışması 1 ay sürmez, 1 hafta da alışacaktır" dedi..
Diğer okullardan sonra buna pek inanamadım o an.
Ama öyle oldu :)
Gerçekten de tam 1 hafta sürmedi bile alışması .. Ağlamadan gidiyordu.
Yine yarım gün olarak devam ediyor (12:00-17:30) 
Şu an okul gezisinde, mutlu..
Ve biz 4.ay ı bitirdik çok şükür hala çok memnunuz :)




Geçtiğimiz hafta (06.05.2017) Emir 3 yaşına girdi.
Artık gayet bilinçli ve büyük insan gibi sohbet edebiliyoruz.
İnatlaşmalar, yersiz ağlamalar tam anlamıyla bitmiş,gitmiş değil ama çok şükür azaldı :)

Ve evet Anne olduktan sonra en sık kullandığım o cümleyi yine yazmak istiyorum ;
"Zaman çok hızlı" :)

Sevgiler ..
Tanem 

instagram :  tanemakpinar


10 Nisan 2017 Pazartesi

2 Çocuklu İlk Tatil ..

Aslında Eymen'e hamileyken yapmıştım planları.. 
Nisan da doğum, önümüz yaz'dı.. Hiç evde durmayacak hep gezecektik :) Emir 3 aylık olduğun da Bodrum' a tatile gittiysek, Eymen de 3 aylık olduğunda tatile gidebilirdik :) 
Gittik..

Annem, Babam, Abim, Eşi ve çocuklarıyla birlikte kalabalık ama çok güzel bir tatil geçirdik.
Evet çok yorucu olabiliyor iki çocuklu tatil.
Tavsiyem benim gibi kalabalık gitmeniz,özellikle anneniz olsun :)

Sabah erkenden uyanıp Eymen'i anneanne ve dedesinin odasına götürüyordum.
Daha sonra Emir'i hazırlardım, onlar babasıyla kahvaltıya inerdi.
En son kendimi ve çantaları hazırlardım, sonrası kahvaltı :)

Antalya çok sıcaktı,
Öğlenleri Eymen ve annem otel de kalırdı, Akşamüzeri gelirlerdi deniz kenarına.. Her gün 1 defa denize soktuk Eymen'i.
Emir'i de soktuk tabi ama o daha çok deniz kenarında kum oynasın istiyordu.Denizden biraz korkuyodu geçen sene inşallah bu yaz değişir :)


Tatilin bir güzel tarafı da akşam çocukların yorulup erkenden uyuyakalmasıydı :)
Eymen de erken uyurdu..çok sık uyanmazdı o zamanlar.
Böylelikle akşamları çay kahve keyiflerimiz olabiliyordu.

Yolculuk nasıldı diye soran olursa .. 
Olduğundan daha uzun sürdü tabi ki :) Emir tuvalet eğitimini tamamlamıştı, yolda sürekli durduruyordu bizi :D
Ara ara da Eymen'in altını değiştirmek için duruyorduk.
Böyle böyle sık sık ihtiyaç molası vermiştik.
Dönüş yolunda 1 gece Bursa da kaldık.
Çok daha iyi olmuştu öylesi.

Bir de Emir'in 2 yaş sendromu vardı yanımızda :)
Olur olmaz şeylere inatlaşmalar, çığlıklar. salya sümük ağlamalar, kuzenleri neye elini atsa ellerinden çekip almalar ... 
Çok şükür şimdiler de hafifledi.

İki çocukla çıktığımız ilk tatil yine anneliğime birsürü deneyim kazandırmıştı :)
Bu sene "anne-baba ve çocuklar" olarak gitmeyi düşünüyoruz hayırlısı :)


Sevgiler.

Tanem

instagram :  tanemakpinar

14 Mart 2017 Salı

EMİR 2 YAŞINDA ..

Merhaba,

Lohusalığımın 20. günün de Emir'in 2 yaş Doğum günü kutlamasını yapmıştık.
Emir 2 yaşında, Eymen de 20 günlük olmuştu.
Yine Annemin evinde, bu sefer daha küçük bir kutlama yapmıştık. Eymen'e hamileyken hem hastane süslerimi, hem de doğum günü süslerimi hazırlamıştım. Pastayı da Güllüoğlunda yaptırmıştık,tadı harikaydı.

Benim için önemli olan Emir'in mutlu olmasıydı.
Fotoğraflar da ona ileri de anı olarak kalacaktı.. 
Çocuklarımı büyütürken onlara hep güzel anılar bırakmak istiyorum.
Bunun için de yorgunluklarımı bir kenara bırakıp her zaman elimden geleni yapacağım. 
Ben bu dünyada "Evlat" sahibi olmuşum.. Ben "Anne" olmuşum..
Onları mis kokusu, onların sesi, gülüşleri, bakışları ..her şeyi geride bırakır.
Binlerce kez şükür.

Emir'in 2 yaşına girmesiyle birlikte bir çok şey değişti. Mesela çizgi film seyretmeye başladı (ara sıra) 2 yaş sonrası baya baya cümleler kuruyordu.
Bir de 2 yaş sendromu çıktı.. yersiz ağlamalar, çığlıklar..  
Ve artık her şeyi daha çok biliyordu.. Daha çok öğreniyordu.
Bezi bırakacağının sinyallerini bile vermeye başlamıştı, 2 yaşına girdikten sonra... 







Sevgiler ..

Tanem 
instagram :   tanemakpinar

7 Mart 2017 Salı

İki Çocuklu Hayata Giriş ..

Günaydınlar :)

Hastane odasından çıkıp eve geldiğimizde ben de her an ağlamaya hazır bir surat ifadesi vardı.Emir de bir durgunluk, bir masumluk .. Çocuğumu öyle görünce hüngür hüngür ağlamak istiyordum.
Vicdan azabı ..
Diğer yanda yeni doğmuş bir bebek,




Eymen 2 Günlük .. 

İkinci doğum da azıcık deneyimli oluyoruz galiba :) Anneme "kalmana gerek yok" diyip, ertesi gün hemen geri gelmesi şartıyla geceleri evine yollamıştım.
Nasıl olsa geceleri eşim vardı, ama gündüzleri yalnız kalmaya korkuyordum.
İkisi aynı anda ağlarsa, birini emzirirken öteki uyanırsa, biri altına yaptığında, ötekini uyutuyor olursam.. Yani nasıl bakacaktım ki ben ikisine :)
Annelerimiz iyi ki var, her fırsatta koştu geldi..
Ve ben iki çocuğuma da bakabilmeyi öğrendim, herşey oluyormuş.. Allah yardım ediyormuş.. Bütün zorlukların üstesinden gelebiliyormuşuz.
Korkmayın :)

İkinci bebeğe mevlüd yapıcak gücüm hiç yoktu.
Emir'in mevlüdüne 60 kişi geldiği için, iki küçük çocuk ve lohusa halimle tekrarını yaşamak istemiyordum,yapmadım.
Eymen 6 günlük olduğunda kendimi sokağa attım.40 gün evde kalacak değildim.
Emir de 20 gün beklemiştim.Bence gerek yoktu :)
Evden dışarı çıktıkça iyi oldum.. Gezdikçe kendime geldim.
Emir 2 yaşını doldurup, Eymen 3 aylık olduğunda ilk tatilimize çıktık.
(Detayları ayrı yazmak istiyorum)
Çocuklar yine çok hızlı büyüyordu.. 
Bazı günler saçlarımı yolmak istiyordum, oturup üçümüz ağlıyorduk.
Sonra geçiyordu.
Her gün şükrediyorum.. İyi ki iyi ki bugün iki çocuk sahibi bir anneyim.
iyi ki böylesine güzel iki evlada sahibim.
Binlerce kez şükür.

Benim iki doğumum da aynı mevsime denk geldi.. Biri nisan, biri mayıs ..

Tavsiye ederim:) önümüz yaz'dı. Çocuklar her gün yıkanıyordu sere serpe sokaklardaydık.
Emir bütün gün bahçede istediği gibi oynayabiliyordu.
Hafta sonları annemin terasında uzun uzun çay saatlerimiz olurdu.
Tabi ki orman havası.. Hafta sonları fırsat buldukça ormana gitmeye çalışırdık.
Hepimize iyi gelirdi.

Demem o ki ..
İki çocuklu hayata geçiş ve giriş çok çok zordu.
Ama güzellikleri daha çok.
Onlar birlikte büyüyorlar..  Bu benim hayatımda ki en büyük mutluluk sebebi.

Sevgiler .. 
Tanem 

instagram : tanemakpinar

2 Mart 2017 Perşembe

İki Çocuklu Hayat'a Geçiş ..

Merhaba.. 

Yeniden blog yazmayı uzun zamandır düşünüyor ve istiyordum.. Ama evde iki küçük çocuk ve iş yerinde ki değişikliklerden bir türlü o fırsatı yaratamıyordum.
Bu aralar kendim için bişeyler yapmaya özen gösteriyorum.. 
Bugün de kendime "hadi başla yazmaya" dedim. İlk önce nereden başlıyım,neyi yazıp paylaşıyım hiç bilemedim.. Açtım sayfayı "cevizlitarcinli" ismini değiştirdim, sonrası bu ..yazıyorum :) 
Hala yemek yapmayı, düzenli sofralar kurmayı, fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.
Ama "Annelik" kadar değil.
Her gün en çok anne olduğum için daha doğrusu iki çocuk annesi olduğum için şükrediyorum.

2015 yılının ağustos ayında ikinci oğluma hamile olduğumu öğrenince büyük bir şok yaşamıştım.Emir Henüz 15 aylıktı.. En çok Emir'i düşünmüş ve vicdan azabından kendimi paralamıştım.
Zaman geçtikçe, doğumum yaklaştıkça gerçekten mutlu oluyordum.
Çünkü, Hayatta ki en değerli hediye kardeşti. Anne olarak bunu biliyordum ben.

Çevremizde ki herkes "birlikte büyüyecekler" diyordu :) 

18 Nisan 2016 da iki çocuklu Anne oldum ben.
Emir de 23 aylık küçük bir abi oldu :)

Yanılmışım.. ilk çocuk gibi seviyomuşsun yine.
Yine ilk kez anne olmuşcasına tarif edilemez duyguları yaşıyomuşsun.
Çok şükür bin şükür, sen de iyi ki geldin hayatımıza minik lokumum.



En kısa sürede tekrar tekrar yazacağım ..

Sevgiler :)
instagram :  tanemakpinar

26 Şubat 2016 Cuma

Browni

Merhaba,

Şubat ayı biterken tarifsiz kalmasın bloğum dedim :)
Tam da cuma gününe yakışır bir tarif  :)

Geçtiğimiz akşam yaptığım Brovni'yi pek beğendik, normalde pek çikolata vermediğimiz Emir Brovniyi dört gözle bekledi ve bir solukta yiyiverdi :)
Fırından çıkar çıkmaz sıcakken yemek çok hoştu, ertesi gün yemeden önce de çok hafif mikrodalgada ısıttım ben öyle de pek güzel oldu.

herkese güzel bir hafta sonu dilerim şimdiden..

INSTAGRAM : tanemakpinar



Malzemeler

3 Yumurta
200 gr. Bitter çikolata
100 gr Tereyağ
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 Su bardağı şeker
1 paket vanilya
Yarım paket kabartma tozu
1,5 su bardağına yakın un

Yapılışı

Çikolataları benmari usulü eritip,yumurta ve şekeri mikserle çırpın.
Eriyen çikolatayı ekleyin.
oda sıcaklığında ki tereyağı ve sıvı yağı ekleyin.
Diğer malzemeleri de ilave ettikten sonra, ince bir borcama yayın.
Üzerine isterseniz çikolata parçaları ekleyebilirsiniz.
Önceden ısıtılmış fırında 175-180 derece de 30-35 dk pişiriyoruz.



26 Ocak 2016 Salı

Emir 1 Yaşında ..

Merhaba,

Emir 2 yaşına girmeden 1. yaş kutlamasını yazayım da burada dursun :)
Ah annelik, dünyanın en güzel duygusu.
Hele ki evlat, nasıl şükredilesi, nasıl büyük bir mucize, her saniye artan sevgisi ile yanındayken bile özlenen, Allah'ın bize verdiği en büyük hediye.Çok Şükür çok!

Ben anne olduktan sonra öğrendim zamanın söylenenden daha hızlı geçtiğini, gözümün önünde nasıl da hızlı büyüyordu.. 
Onun gülüşü hayatımızın en güzel melodisi.
Onun kokusu dünyada ki herşeye bedel.
Evlat hangi kelimelerle en iyi ifade edilir, bilemedim ben .. Yaşamak sadece ..
Rabbim her kadına ve erkeğe anne-baba olmayı nasip etsin.

INSTAGRAM : tanemakpinar
Emir için ilk pasta 6 mayıs günü kesilmişti ..
Nisan ayı boyunca pasta üfleme çalışmaları yapmıştık, üflemeyi öğrenmiş çok ta mutlu olmuştu :)


Sonra ki kutlama 9 mayıs cumartesi günü en yakınlarımızla, anneanne evinde olmuştu.


O güne dair en sevdiğim şey yine onun kahkahası ve şaşkınlığı olmuştu .. 


Her detayın fotoğrafını uzun uzun çekmeye fırsat olmamıştı yine :)


Teras'a da çocuklar için küçük bir masa hazırlamıştık.


Son olarakta gece yarılarına kadar yaptığım 1 yaş kurabiyeleri :)




Sevgiler ..








21 Ocak 2016 Perşembe

Portakallı Kurabiye

Kış mevsimine çok yakıştı bu kurabiye ..
Soğuk kış günlerinde, sıcak çayın-kahvenin yanına portakallı kurabiye yapın yapın yiyin :)
Fırında pişerken mis gibi portakal kokusu bütün evi sarıyor.
Çok kolay ve pratik.. Ben çok zor tarifleri sevmiyorum :)

Yaparsanız size de kolay gelsin ..

Sevgiler.

INSTAGRAM : tanemakpinar


MALZEMELER

2 Yumurta
1 Su bardağı toz şeker
200 gr. Tereyağ ( veya margarin)
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 portakal kabuğu rendesi
Aldığı kadar un (yumuşak hamur)

YAPILIŞI

Bütün hamur malzemelerini karıştırıp, yoğuralım.
Yumuşak hamur olsun.
Kurabiye şekli verip, 175 dereceli, kızgın fırında pişirelim.
...
(15 dk. da pişiyor genelde)




20 Ocak 2016 Çarşamba

Pastane Açması


Merhaba  yeniden :)
Çok çok uzun zaman oldu demeyip, çok lafı uzatmayıp mis gibi güzel mi güzel, yumuşak mı yumuşak bir açma tarifi yazmaya geldim :)
Geçtiğimiz cumartesi bu açmayı ilk kez denediğimde artık pastanelerden açma almayacağıma kesin karar verdim.
Çook daha lezzetli ve hafif..
Emir' e de rahatlıkla yedirdim :)
Denemeye değer..

Sevgiler :)

İNSTAGRAM : tanemakpinar

MALZEMELER 

1 Su bardağı süt
1 Su bardağı su
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 Paket kuru maya
1 Yemek kaşığı toz şeker
Yarım yemek kaşığı tuz
5,5 Su bardağı un (6 da olabilir, kıvamına göre)

Üzerine ;

1 Yumurta sarısı
Çörek otu

YAPILIŞI

Sütü ve suyu ısıtıp derin bir kaba alıp, mayayı, şekeri, tuzu ve sıvı yağı ilave edelim.
Unu koyalım, yoğuralım.
1 saate yakın mayalanmaya bırakalım, üstünü örterek.
Daha sonra 9 bezeye bölüp, büke büke açma şekli verelim.
Yağlı kağıt serili tepside yaklaşık 25-30 dk. daha beklesin.
Kabaran açmalara çok bastırmadan yumurta sürüp, çörekotu koyup, önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişirelim.






2 Haziran 2015 Salı

Yeniden Blog Günlüğü ..Yeniden Tarif

DONDURMA KURABİYE

5 ay sonra yeniden merhaba,

Bloğuma yazmayı çok özlemişim gerçekten, Bu blog en küçük vakitleri bile değerlendirip kısa kısa da olsa keyifli anlarımı, sofraları mı ve tariflerimi paylaştığım bir albüm benim için..

Oğlum olduktan sonra her ne kadar fazla uğrayamıyor olsam da hiç bir zaman yok saymadım :)

Geçtiğimiz ay 1.yaşını dolduran oğlum, her annenin söylediği gibi ;
Hemencik büyüdü :)
Yakın zamanda doğum günümüzden de bahsedeceğim..

Bugünün tarifi önce şeklini sonra tadını sevdiğim "Dondurma Kurabiye"

Yaylı dondurma kaşıklarını kullanabilirsiniz:)


Sevgiler ..




Malzemeler

2 Yumurta
2 Su bardağı pudra şekeri
250 gr. margarin veya tereyağı
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
25 gr. kakao (1 küçük paket)
1 su bardağı damla çikolata
Aldığı kadar un (ele yapışmayan yumuşak hamur)

Yapılışı 

Kakao haricinde ki bütün malzemeleri karıştırıp, iyice yoğurarak yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde ediyoruz.
Hamuru iki eşit parçaya ayırıp, yarısına kakaoyu ilave ediyoruz ve yeniden yoğuruyoruz.
İyice yoğurduğumuz kurabiye hamurlarına "Yaylı Dondurma Kaşığı" kullanarak şekil veriyoruz.
Tepsiye pişirme kağıdımızı koyup, kurabiyelerimizi önceden ısıtılmış fırında 175 derece de  20-25 dakika arasında pişiriyoruz.

Afiyet olsun :)



27 Aralık 2014 Cumartesi

Emir'in Diş Buğdayı ..

2014 bitmeden paylaşmak istiyorum :)
Oğlumun iki dişini kutladık biz, 25 Ekim günü ..
Bu güzel günümüzde yanımızda olan herkese teşekkür ederiz.

Ben anne oldum !
Oğlum büyüdü de, dişleri çıktı diye bir gurur bir gurur bende ki :)
İnsan bi değişik oluyomuş demek ki, her yeni hareketinde kendi kendine gururlanıyomuş, sevinip, mutlu oluyomuş.. Anne olunca anladım.
Anne olmak dünyanın tarif edilemez tek duygusuymuş.
Anne olmak gerçekten büyük bir şükür sebebiymiş.

Şimdi birkaç fotoğrafımızı paylaşıyorum:)

Sevgiler!

İyi haftasonları ..

Instagram : cevizlitarcinli











  





Canım kardeşim Ece'nin ellerinden ..




Canım arkadaşım Kübranın Ellerinden ..





Ve pastamız benim ellerimden :) 


Ve. Kurabiyelerimiz  :)


Pancake halleri ..

  Merhabalar, Günümüz hayat şartları ile bloğuma uğrayıp, yazma sürelerim gittikçe uzuyor..  Günümüz hayat şartları ne demek? Yani; Bitmeyen...