21 Haziran 2017 Çarşamba

Çalışan Anne ...

Çalışan Kadın ve Çalışan Anne ..

Doğum yapana kadar "çalışan kadın" dım.
2014 Yılından beri "çalışan anneyim" ...
İkisi de çok farklı, ikisi de zor. 
Ev hanımı olmanın zorluğunu da geçirdiğim iki doğum izninde iyice anladım :) Fakat benim için en zor olan iki çocuktan sonra çalışan anne olmaktı.

Emir 8 aylıkken işe başlamıştım.. Ve hiç alışamam, ondan ayrılamam gibi hissediyordum.
Çook çok zor oldu ama 1 hafta sonra işe alışmaya başladım, ben yokken ağladığını bile düşünmek benim ağlamam için bir sebepti :)
Emir büyüdükçe ben sabahları evden parmak ucuma basıp resmen kaçarak çıkıyordum.. Çünkü uyanırsa arkamdan ağlıyordu.
Bende onun arkasından :)
Sonra ikinci bebek doğdu .. Anne yine evde :)
Doğum iznimden önce Emire hep anlattım neden evde kalacağımı ve sonrasını..
Gayet güzel anlıyor ve çok mutlu oluyordu.

"Hayatımın en güzel iki dönemi, doğum izinleriydi" 

Hiç aksini düşünmedim.. Evet çok zor günlerimiz de oldu ama her zorluğa rağmen çok çok güzeldi.Çocuklarımın annesi olarak evdeydim.
Her sabah gözlerini açtıkların da ilk beni gördüler.
Emir birlikte kahvaltı yapmaya bayılıyordu .. "Sen hep evde kal" derdi.

Eymen 6 aylık olduğunda yeniden işe başladım..
Bu kez daha da zordu. İki çocuğu arkanda bırakıp işe gelmek, ikisini de ayrı ayrı düşünmek, ikisi için de her şeyi eksiksiz yapmaya çalışmak..

İşe başladıktan bir süre sonra bir çok şey düzene girdi.
Ben her sabah erkenden işe geliyorum, Emir ve Eymen'e Babaanneleri bakıyor, Emir saat 12:00 de evimizin sokağında ki kreşe gidiyor 17:30'a kadar.
18:30'a da da ben eve gelmiş oluyorum.

İş yerindeyken zorluğu ayrı, eve geldikten sonra zorluğu apayrı..
Çünkü ; 
Bütün gün iş güç derken bir aklım da hep onlarda oluyor ve çok özlüyorum.
Akşam olup eve gittiğimde biri bir bacağıma, diğeri öteki bacağıma sarılıyor.
Eymen (14 aylık) sürekli kucak istiyor, onu görünce Emir de (3 yaşında) beni kucağına al diyor.
Bazen ikisini de alıyorum :)
Genel de eve gidip yemek yapmam gerekiyor, 10 dakikalık yemek 1 saatte anca oluyor.
Eymen uyuduğundan hamur oynuyoruz veya suluboya yapıyoruz.
Eymen yanımızdayken de onun da katılabileceği aktiviteler yapmaya çalışıyoruz.
Bazen de en sevdiği oyuncakları önlerine koyuyorum 10 dk kadar oynuyorlar sonra yine yanıma :) Emir mutfakta bana yardım etmeyi çok seviyor, aslında sorumluluk almayı. 
Örneğin makarna yaparken karıştırmayı, salata yaparken malzemeleri dolaptan çıkarmayı, sofra hazırlamayı ...vs. 
Böyle zamanlarda da Eymen en sevdiği mutfak çekmecelerini karıştırıyor :)

Hafta içi akşamlarımız hep aynı ;
Yemek hazırlama, Sofra hazırlama-toparlama, çocuklarla oyun, çocukları giydir, yıka, alt temizleme, uyku öncesi süt+kitap okuma ve gece uykusu.. derken biz de çook yorulmuş oluyoruz zaten.

Hafta sonları ise ;
Sadece iki günlük tatilimiz olduğu için nereye gitsek, ne yapsak, ne alsak şaşırıyoruz çoğu zaman..
Ama çok fazla evde durmadığımız da doğru.
En çok gittiğimiz yer anneanne :) orada olunca çocukların  kuzenleri de oluyor ve güzel vakit geçiriyorlar.
Parklar ve piknik alanları da sık gittiğimiz yerler arasından tabii ki :)
Zaman zaman avm'lere de gittiğimiz oluyor. ( kısa süreli olarak :)

Bunların dışında bir de çalışan annenin geceleri geç saatlere kadar uyumayarak yapması gereken, temizlik, ütü ve çamaşır var tabi ...
Sonrası yorgunluk.
Ama;

Bütün uykusuzluk ve yorgunluklara rağmen hep ne diyoruz ŞÜKÜR!
Evlat sahibi olabildiğimiz için, Anne olabildiğimiz için, Sağlıklı oldukları için...


Sevgiler,
Tanem








11 Mayıs 2017 Perşembe

Kreş Günleri ..

2016 Yılının Eylül sonu, Ekim başı gibi Emir Kreşe Başladı..
Ben de kasım ayında işe geri dönecektim, 1 ay alışma döneminde birlikte olmak istiyordum.
Tabi ki kreşin ilk günü çok şaşkındı, bütün gün yanındaydım.
Sonra ki 3.ve 4.gün yavaş yavaş uzaklaştım.
Ama Emir hep ağladı.Okul da asla uyumadı ve ben de okulda uyumamasını istediğimi belirttim.
Anlaşmazlık oldu kreş saatlerinde, öğle uykusu uyumadığı için, saatleri değişti.. bu da bize uymuyordu.
Aslında tek sebepte bu değildi, çok fazla kalabalık olması da beni sonradan rahatsız etmişti.
Emir 2,5 yaşındaydı ve kreşin en küçüğüydü.




Toplam da 4 gün süren ilk kreş deneyimimizi bu okulda devam ettirmemeye karar verdik.
Daha önceden de baktığımız başka bir okula gönderecektik Emir'i, daha küçük, hemen hemen bütün çocukların Emir'in yaşıtı olduğu yeni kreşe kaydımızı yaptırdık.




Yaklaşık 1 ay boyunca ben okula bırakırken ağladı.. Ben gidince sustu,oynadı, hatta öğlenleri uyudu,eve de mutlu geliyordu.
1 ay sonra "artık ağlamayacağım" dedi.  :)
Çok mutlu olmuştum. Alıştı..düzene girdi..memnunuz okulumuzdan dedik.
2,5 ay sonra Emir'in öğretmeni "Emir'i okuldan alın" diye başlayan konuşmasını yaptı bizimle..
Okul kapanacaktı,öğrenci sayısı,öğretmen değişikliği..vs. sebepler.
Resmen yıkılmıştık.
Ben işe başlamıştım, nasıl yeni bir okula karar verip, Emir'in tekrar alışmasını sağlayacaktık.

Emir'e anlattık, yarısını anladı, yarısını anlamadı diye düşünüyorum :)
1 hafta evde kaldı.
Sonrasında araya kar tatilleri falan da girdi 15 gün okula gitmemiş oldu.



Biz yeni okula karar vermiştik, evimizin olduğu sokakta, bıraksak kendi gidebileceği kadar yakın olan kreşe kaydımızı yaptırdık.
Okul müdürü Behiye Hanım tüm endişemi,korkularımı ve telaşımı anlamış, beni çok rahatlatmıştı.
"Emir'in alışması 1 ay sürmez, 1 hafta da alışacaktır" dedi..
Diğer okullardan sonra buna pek inanamadım o an.
Ama öyle oldu :)
Gerçekten de tam 1 hafta sürmedi bile alışması .. Ağlamadan gidiyordu.
Yine yarım gün olarak devam ediyor (12:00-17:30) 
Şu an okul gezisinde, mutlu..
Ve biz 4.ay ı bitirdik çok şükür hala çok memnunuz :)




Geçtiğimiz hafta (06.05.2017) Emir 3 yaşına girdi.
Artık gayet bilinçli ve büyük insan gibi sohbet edebiliyoruz.
İnatlaşmalar, yersiz ağlamalar tam anlamıyla bitmiş,gitmiş değil ama çok şükür azaldı :)

Ve evet Anne olduktan sonra en sık kullandığım o cümleyi yine yazmak istiyorum ;
"Zaman çok hızlı" :)

Sevgiler ..
Tanem 

instagram :  tanemakpinar


10 Nisan 2017 Pazartesi

2 Çocuklu İlk Tatil ..

Aslında Eymen'e hamileyken yapmıştım planları.. 
Nisan da doğum, önümüz yaz'dı.. Hiç evde durmayacak hep gezecektik :) Emir 3 aylık olduğun da Bodrum' a tatile gittiysek, Eymen de 3 aylık olduğunda tatile gidebilirdik :) 
Gittik..

Annem, Babam, Abim, Eşi ve çocuklarıyla birlikte kalabalık ama çok güzel bir tatil geçirdik.
Evet çok yorucu olabiliyor iki çocuklu tatil.
Tavsiyem benim gibi kalabalık gitmeniz,özellikle anneniz olsun :)

Sabah erkenden uyanıp Eymen'i anneanne ve dedesinin odasına götürüyordum.
Daha sonra Emir'i hazırlardım, onlar babasıyla kahvaltıya inerdi.
En son kendimi ve çantaları hazırlardım, sonrası kahvaltı :)

Antalya çok sıcaktı,
Öğlenleri Eymen ve annem otel de kalırdı, Akşamüzeri gelirlerdi deniz kenarına.. Her gün 1 defa denize soktuk Eymen'i.
Emir'i de soktuk tabi ama o daha çok deniz kenarında kum oynasın istiyordu.Denizden biraz korkuyodu geçen sene inşallah bu yaz değişir :)


Tatilin bir güzel tarafı da akşam çocukların yorulup erkenden uyuyakalmasıydı :)
Eymen de erken uyurdu..çok sık uyanmazdı o zamanlar.
Böylelikle akşamları çay kahve keyiflerimiz olabiliyordu.

Yolculuk nasıldı diye soran olursa .. 
Olduğundan daha uzun sürdü tabi ki :) Emir tuvalet eğitimini tamamlamıştı, yolda sürekli durduruyordu bizi :D
Ara ara da Eymen'in altını değiştirmek için duruyorduk.
Böyle böyle sık sık ihtiyaç molası vermiştik.
Dönüş yolunda 1 gece Bursa da kaldık.
Çok daha iyi olmuştu öylesi.

Bir de Emir'in 2 yaş sendromu vardı yanımızda :)
Olur olmaz şeylere inatlaşmalar, çığlıklar. salya sümük ağlamalar, kuzenleri neye elini atsa ellerinden çekip almalar ... 
Çok şükür şimdiler de hafifledi.

İki çocukla çıktığımız ilk tatil yine anneliğime birsürü deneyim kazandırmıştı :)
Bu sene "anne-baba ve çocuklar" olarak gitmeyi düşünüyoruz hayırlısı :)


Sevgiler.

Tanem

instagram :  tanemakpinar

14 Mart 2017 Salı

EMİR 2 YAŞINDA ..

Merhaba,

Lohusalığımın 20. günün de Emir'in 2 yaş Doğum günü kutlamasını yapmıştık.
Emir 2 yaşında, Eymen de 20 günlük olmuştu.
Yine Annemin evinde, bu sefer daha küçük bir kutlama yapmıştık. Eymen'e hamileyken hem hastane süslerimi, hem de doğum günü süslerimi hazırlamıştım. Pastayı da Güllüoğlunda yaptırmıştık,tadı harikaydı.

Benim için önemli olan Emir'in mutlu olmasıydı.
Fotoğraflar da ona ileri de anı olarak kalacaktı.. 
Çocuklarımı büyütürken onlara hep güzel anılar bırakmak istiyorum.
Bunun için de yorgunluklarımı bir kenara bırakıp her zaman elimden geleni yapacağım. 
Ben bu dünyada "Evlat" sahibi olmuşum.. Ben "Anne" olmuşum..
Onları mis kokusu, onların sesi, gülüşleri, bakışları ..her şeyi geride bırakır.
Binlerce kez şükür.

Emir'in 2 yaşına girmesiyle birlikte bir çok şey değişti. Mesela çizgi film seyretmeye başladı (ara sıra) 2 yaş sonrası baya baya cümleler kuruyordu.
Bir de 2 yaş sendromu çıktı.. yersiz ağlamalar, çığlıklar..  
Ve artık her şeyi daha çok biliyordu.. Daha çok öğreniyordu.
Bezi bırakacağının sinyallerini bile vermeye başlamıştı, 2 yaşına girdikten sonra... 







Sevgiler ..

Tanem 
instagram :   tanemakpinar

7 Mart 2017 Salı

İki Çocuklu Hayata Giriş ..

Günaydınlar :)

Hastane odasından çıkıp eve geldiğimizde ben de her an ağlamaya hazır bir surat ifadesi vardı.Emir de bir durgunluk, bir masumluk .. Çocuğumu öyle görünce hüngür hüngür ağlamak istiyordum.
Vicdan azabı ..
Diğer yanda yeni doğmuş bir bebek,




Eymen 2 Günlük .. 

İkinci doğum da azıcık deneyimli oluyoruz galiba :) Anneme "kalmana gerek yok" diyip, ertesi gün hemen geri gelmesi şartıyla geceleri evine yollamıştım.
Nasıl olsa geceleri eşim vardı, ama gündüzleri yalnız kalmaya korkuyordum.
İkisi aynı anda ağlarsa, birini emzirirken öteki uyanırsa, biri altına yaptığında, ötekini uyutuyor olursam.. Yani nasıl bakacaktım ki ben ikisine :)
Annelerimiz iyi ki var, her fırsatta koştu geldi..
Ve ben iki çocuğuma da bakabilmeyi öğrendim, herşey oluyormuş.. Allah yardım ediyormuş.. Bütün zorlukların üstesinden gelebiliyormuşuz.
Korkmayın :)

İkinci bebeğe mevlüd yapıcak gücüm hiç yoktu.
Emir'in mevlüdüne 60 kişi geldiği için, iki küçük çocuk ve lohusa halimle tekrarını yaşamak istemiyordum,yapmadım.
Eymen 6 günlük olduğunda kendimi sokağa attım.40 gün evde kalacak değildim.
Emir de 20 gün beklemiştim.Bence gerek yoktu :)
Evden dışarı çıktıkça iyi oldum.. Gezdikçe kendime geldim.
Emir 2 yaşını doldurup, Eymen 3 aylık olduğunda ilk tatilimize çıktık.
(Detayları ayrı yazmak istiyorum)
Çocuklar yine çok hızlı büyüyordu.. 
Bazı günler saçlarımı yolmak istiyordum, oturup üçümüz ağlıyorduk.
Sonra geçiyordu.
Her gün şükrediyorum.. İyi ki iyi ki bugün iki çocuk sahibi bir anneyim.
iyi ki böylesine güzel iki evlada sahibim.
Binlerce kez şükür.

Benim iki doğumum da aynı mevsime denk geldi.. Biri nisan, biri mayıs ..

Tavsiye ederim:) önümüz yaz'dı. Çocuklar her gün yıkanıyordu sere serpe sokaklardaydık.
Emir bütün gün bahçede istediği gibi oynayabiliyordu.
Hafta sonları annemin terasında uzun uzun çay saatlerimiz olurdu.
Tabi ki orman havası.. Hafta sonları fırsat buldukça ormana gitmeye çalışırdık.
Hepimize iyi gelirdi.

Demem o ki ..
İki çocuklu hayata geçiş ve giriş çok çok zordu.
Ama güzellikleri daha çok.
Onlar birlikte büyüyorlar..  Bu benim hayatımda ki en büyük mutluluk sebebi.

Sevgiler .. 
Tanem 

instagram : tanemakpinar

2 Mart 2017 Perşembe

İki Çocuklu Hayat'a Geçiş ..

Merhaba.. 

Yeniden blog yazmayı uzun zamandır düşünüyor ve istiyordum.. Ama evde iki küçük çocuk ve iş yerinde ki değişikliklerden bir türlü o fırsatı yaratamıyordum.
Bu aralar kendim için bişeyler yapmaya özen gösteriyorum.. 
Bugün de kendime "hadi başla yazmaya" dedim. İlk önce nereden başlıyım,neyi yazıp paylaşıyım hiç bilemedim.. Açtım sayfayı "cevizlitarcinli" ismini değiştirdim, sonrası bu ..yazıyorum :) 
Hala yemek yapmayı, düzenli sofralar kurmayı, fotoğraf çekmeyi çok seviyorum.
Ama "Annelik" kadar değil.
Her gün en çok anne olduğum için daha doğrusu iki çocuk annesi olduğum için şükrediyorum.

2015 yılının ağustos ayında ikinci oğluma hamile olduğumu öğrenince büyük bir şok yaşamıştım.Emir Henüz 15 aylıktı.. En çok Emir'i düşünmüş ve vicdan azabından kendimi paralamıştım.
Zaman geçtikçe, doğumum yaklaştıkça gerçekten mutlu oluyordum.
Çünkü, Hayatta ki en değerli hediye kardeşti. Anne olarak bunu biliyordum ben.

Çevremizde ki herkes "birlikte büyüyecekler" diyordu :) 

18 Nisan 2016 da iki çocuklu Anne oldum ben.
Emir de 23 aylık küçük bir abi oldu :)

Yanılmışım.. ilk çocuk gibi seviyomuşsun yine.
Yine ilk kez anne olmuşcasına tarif edilemez duyguları yaşıyomuşsun.
Çok şükür bin şükür, sen de iyi ki geldin hayatımıza minik lokumum.



En kısa sürede tekrar tekrar yazacağım ..

Sevgiler :)
instagram :  tanemakpinar

26 Şubat 2016 Cuma

Browni

Merhaba,

Şubat ayı biterken tarifsiz kalmasın bloğum dedim :)
Tam da cuma gününe yakışır bir tarif  :)

Geçtiğimiz akşam yaptığım Brovni'yi pek beğendik, normalde pek çikolata vermediğimiz Emir Brovniyi dört gözle bekledi ve bir solukta yiyiverdi :)
Fırından çıkar çıkmaz sıcakken yemek çok hoştu, ertesi gün yemeden önce de çok hafif mikrodalgada ısıttım ben öyle de pek güzel oldu.

herkese güzel bir hafta sonu dilerim şimdiden..

INSTAGRAM : tanemakpinar



Malzemeler

3 Yumurta
200 gr. Bitter çikolata
100 gr Tereyağ
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 Su bardağı şeker
1 paket vanilya
Yarım paket kabartma tozu
1,5 su bardağına yakın un

Yapılışı

Çikolataları benmari usulü eritip,yumurta ve şekeri mikserle çırpın.
Eriyen çikolatayı ekleyin.
oda sıcaklığında ki tereyağı ve sıvı yağı ekleyin.
Diğer malzemeleri de ilave ettikten sonra, ince bir borcama yayın.
Üzerine isterseniz çikolata parçaları ekleyebilirsiniz.
Önceden ısıtılmış fırında 175-180 derece de 30-35 dk pişiriyoruz.